GİT KUMDA OYNA TAHSİN !

Akşam saat 01.00'de beni arayıp,

"Abi,abi" diye konuşurken,

Gecenin 4.30'unda yazı yazmışsın...

Neymiş Cezmi Çiçek'i yayına almışız..

Sana ne !...

Aferin, başın göğe erdi mi ?

Bir de tehdit etmişssin ..

Babamın ölümünden hemen sonra senle yaptığım konuşmayı belli ki kaydetmişsin...
O ruh haliyle söylediklerimle şimdi beni tehdit ediyorsun..

Allah senin babana uzun ömür versin Tahsin, baba acısı yaşama...

Şantaj senin işin,

Elinden geleni ardına koyma...

Ama "erkek gibi" kendi hesabından yayınla...

Benim "gazeteciliğim" belgelidir...

Git, Beyazıt Kütüphanesine basın arşivine bak..

Star'ın, ATV'nin,Show'un arşivlerini izle..

40 yaşından sonra,

Kimseye muhtaç olmamak için öğrendiğim matbacılığım ise "onurumdur, emeğimdir"...

Gerçi sen onur, emek nedir bilmezsinki....

Demişsin ya,

"Ortak olmak için bana yalvardı"...

Benim Yeni Gölcük ve Kocaeli Yeni Haber gibi 2 gazetem,

İçinde her tür baskı yapılabilen bir tesisim,

Otomobil gereçleri satan bir de iş yerim var...

Sen kimsin ki sana yalvarayım ?

Son söz;

Yiğit namıyla anılır,

Benim namım "Matbaacı Ersin" ise,

Senin namın FONDOTEN..

Ciddiye alınır bir yanın yok..

Git ötede oyna Tahsin..

Hadi naş...