Dün bu köşede,
Cumartesi günü gökten yağan "köpük" den bahsetmiştik...
Gölcük'ün bir ucundan diğerine dolaştığımızı,
Her yerde de yolların beyaz köpükle kaplandığını belirtmiştik..
Bu aslında bir sır değil..
Sadece "daha da yaygınlaştı"..
Sadece "daha da yaygınlaştı"..
Geçmişte aracınızla Başiskele bölgesinden geçerken,
Eğer yağmurlu ise camlarınızın köpük olduğunu görürdünüz..
Eğer yağmurlu ise camlarınızın köpük olduğunu görürdünüz..
O zaman da,
Başta Yeniköy halkı olmak üzere herkes Hayat Kimya'nın bu köpüğe neden olduğunu,
Önlem alınmasını istediklerini söylemişti..
Belli ki söylenenleri duyan olmamış..
Sermaye her zaman güçlüdür ya,
Bingo ya da Hayat Kimya her ne ise,
Bir yolunu bulmuş...
İşte o dönem küçük bir alanda yaşanan bu hikaye,
Şimdi Gölcük'ün de tümünü kaplamış...
Yağmur yağınca bereket yağar,
Rahmet yağar ama,
Gelin görün ki bizde "köpük" yağıyor..
Dün, Ziraat Odası Başkanımız Bekir Çanakçı geldi..
Yıllarını tarımla, çiftçiyle geçirmiş bir isimdir Çanakçı..
O da,
Geçmiş dönemlerde bu konuyu gündeme getirdiklerini,
İlgili mercilere sorunu anlattıklarını söyledi...
Belli ki onları da dinleyen olmamış..
Pek ne yapılması lazım ?
Ya da bu insanların daha ne kadar çile çekmesi,
Sağlığının bozulması,
Doğanın, ormanların yok olması lazım ki bu adamlar dursun !..
Gerçekten artık herkes şaşırmış durumda,
Adam yaşadığı çevreyi öldürüyor,
Doğayı katlediyor,
Tarım denen ,
Ağaç denen bir şey bırakmıyor,
Kimsenin dinlediği yok...
Bu kent,
Daha ne kadar köpük altında kalacak,
Bilgisi olan var mı ?
Kalsın Sağlıcakla
