Eskiden,
Yani 2000 senelerine kadar ilk öğretim beş yıldı...
Çocuk beşinci sınıfı bitirir,
Orta okula gönderilirdi.
Okumaya gönlü varsa devam eder,yoksa soluğu sanayi de ya da başka bir zanaatkarın yanında alırdı...
Dışardan baktığınızda saçma görünen bu işleyiş,
Aslın bir milletin temel taşını oluşturuyordu..
Yaşı 12-13 olan çocuk,
Çıraklığa başladığı yerde meslek öğreniyor..
Bu da o’na,
Tasarrufu,
Alın terinin değerini, yaşam şartlarının zorluğunu bizzat yaşayarak gösteriyordu...
Aynı çocuk önce kalfa, sonra usta olup ardından askere gidyordu.
Döndüğünde de kendi dükkanını açıp, iş hayatına devam ediyordu...
İnternet yoktu,
Cep telefonu yoktu,
Aileden alamasa da,
Ustasından eğitim alıyordu....
Sonra ne oldu ?
Birileri çıktı 8 yıl,
Olmadı 12 yıl eğitim diye bir sistem çıkarttı..
Sonuç ?
18-19 yaşına gelmiş,
Meslek öğretsen öğrenemez,
Laf söylesen dinlemez bir nesil yetişti..
Bakın sokaklara,
Binlerce lise mezunu,
Binlerce iki yıllık fakülte mezunu genç var...
Yaş olmuş 21-22...
Babadan para istese utanır...
İş arasa bulamaz !..
Sonuç,
Savrulup giden bir gençlik...
Artan uyuşturucu bağımlılığı,
Kumara düşmek !..
Olmadı,
Kısa yoldan köşeyi dönmek için yasa dışı işlere girmek...
Türkiye’nin temel meselesi budur...
Bu ülke,
Gençlerini yetiştirememekte,
Buna bağlı olarak da “Kendini işe yaramaz gören” bir gençlik var olmaktadır...
Bırakın,
Okumak isteyen okusun,
Ama, binlerce mühendisee, binlerce avukata, ihtiyacı yok bu ülkenin..
Aksine,
Tamirciye, boyacıya, kısacası zanaatkara ihtiyacı var..
Binlerce genci zorla okula gönderip,
İlerde işssiz, mesleksiz bir nesil yetiştirilmesin..
Çözüm,
Eğitim de eski sisteme dönülmesindedir
