yeni
YENİ HABER
EPA
GÜNDEM Haber Girişi: 06.11.2021 - 15:00, Güncelleme: 06.11.2021 - 15:00

BİRAZ GEÇ KALMADINIZ MI?

 

BİRAZ GEÇ KALMADINIZ MI?

.
Eski İzmitliler hep anlatır, “Bizim çocukluğumuzda İzmit merkezden denize girilirdi. Havlumuzu alır yürüyerek plaja inerdik. Bin bir çeşit balık vardı” diye…Hep imrenerek dinlerim bu anıları.  Nasıl olur da doğa harikası İzmit Körfezi’ne sanayi tesisi yapılmasına izin verilir, bir türlü aklım almaz. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi gazetede yayımlanan karar ile İstanbul, Kocaeli, Yalova, Bursa, Balıkesir, Çanakkale, ve Tekirdağ il sınırları içerisindeki Marmara denizi ve Adalar Bölgesi Özel Çevre Koruma Bölgesi ilan edildi Çevre ve Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum Marmara Denizi’nin 200 balık türüne ev sahipliği yaptığını açıklasa da, biz İzmit Körfezi’nin ne yazık ki 70’li yıllardaki balık çeşitliliği ve temizliğe sahip olmadığını biliyoruz.  Kentimizde çevre kirliliği ve çözüm yolları dendiğinde akla ilk gelen isim kuşkusuz Kocaeli Çevre Mühendisleri Odası eski Başkanı Sait Ağdacı. Kendisiyle Kocaeli başta olmak üzere, denizlerimizi tehdit eden tehlikeleri ve ne yapılması gerektiğini konuşma fırsatı buldum. Kocaeli’de 6 tane arıtma tesisi olduğu söyleniyor ancak ne yazık ki bu tesislerden tam randıman sağlanamıyor.  Kanserin en fazla görüldüğü Dilovası’nda da ne yazık ki 1 tane arıtma tesisi var Dil deresi hala daha simsiyah akıyor. Tesislerin atık vanalarının mutlak suretle kapatılması lazım. Çevre Yüksek Mühendisi Osinograf Ağdacı, Marmara Denizi’ni tehdit eden müsilajın yüzeyden temizlendiğini ancak 20 metre altında devam ettiği gerçeğini üzülerek söylüyor. Marmara zaten kirlenmişti, müsilaj tuzu biberi oldu. Arıtma tesislerinin artık layıkıyla çalışması lazım. Tesislerde mutlaka çevre mühendisleri görevlendirilmeli. Deniz kirliliğinin Karadeniz’e kadar ulaştığını söyleyen Ağdacı’nın “Yılda 1 milyar metreküp endüstriyel atık su denizlere boşaltılıyor” sözü “Koruma Bölgesi” kararının ne yazık ki kağıt üzerinde kalacağını gösteriyor. Bu nedenle İzmit Körfezi’nden çıkan; midye, istiridye, yengeç, deniz yosunu ve patlıcanı gibi dip canlılarının tüketilmemesi lazım. Ağdacı, “Pil yalayın daha iyi. 1-2 kere yedikten hemen sonra değil, önümüzdeki yıllarda bu ağır metallerin etkisi ne yazık ki ağır hastalıklar şeklinde görülecek” diyor. Atık su arıtma tesislerinin çıkışlarından alınan numunelerde yüzde 80 ‘inde kimyasala rastlandığı defalarca açıklandı. Her ay körfezin batı ucundan başlayıp, doğu ucuna kadar Hereke Dilovası körfez ve doğu numuneler alınarak tahliller yapılıyor.  Analizlerde; yapılan tahlillerde İzmit körfezi dibinde ağır metallerin olduğu ve bunlar kanserojen maddeler olduğu belgelerle mevcut. Ağdacı, 2017 deki Poli Port’tan sızan akaryakıtın Kirazlıyalı’da hala örneklerini gördüklerini, bunların oradan kendi kendine yok olup gitmeyeceğini, yetkililerin ciddi çalışmalar yapması gerektiğini söylüyor. Marmara Denizi dünyada eşi benzeri olmayan bir iç deniz ancak atıklar şakır şakır denize akıyor. İzmit körfezi ne yazık ki yıllar önce öldü, oksijen tükenmiş durumda, binde 3 ve 4 seviyesinde. Sapanca gölünde de kirlilik had safhada.  Tarımda sulamada ve endüstride içme suyunu kullanılıyor. İçme suyunun tedarikli kullanımı noktasında bu alanlarda arıtılmış su kullanılması gerekiyor. Sorun var ama çözüm de var.  Bu saatten sonra yetkililer, Marmara Denizi’nin ancak şu anki durumu koruyabilir.  Denize artık 1 bardak bile atık suyun dökülmemesi gerekir.
.

Eski İzmitliler hep anlatır, “Bizim çocukluğumuzda İzmit merkezden denize girilirdi. Havlumuzu alır yürüyerek plaja inerdik. Bin bir çeşit balık vardı” diye…Hep imrenerek dinlerim bu anıları. 
Nasıl olur da doğa harikası İzmit Körfezi’ne sanayi tesisi yapılmasına izin verilir, bir türlü aklım almaz.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi gazetede yayımlanan karar ile İstanbul, Kocaeli, Yalova, Bursa, Balıkesir, Çanakkale, ve Tekirdağ il sınırları içerisindeki Marmara denizi ve Adalar Bölgesi Özel Çevre Koruma Bölgesi ilan edildi
Çevre ve Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum Marmara Denizi’nin 200 balık türüne ev sahipliği yaptığını açıklasa da, biz İzmit Körfezi’nin ne yazık ki 70’li yıllardaki balık çeşitliliği ve temizliğe sahip olmadığını biliyoruz. 
Kentimizde çevre kirliliği ve çözüm yolları dendiğinde akla ilk gelen isim kuşkusuz Kocaeli Çevre Mühendisleri Odası eski Başkanı Sait Ağdacı.
Kendisiyle Kocaeli başta olmak üzere, denizlerimizi tehdit eden tehlikeleri ve ne yapılması gerektiğini konuşma fırsatı buldum.
Kocaeli’de 6 tane arıtma tesisi olduğu söyleniyor ancak ne yazık ki bu tesislerden tam randıman sağlanamıyor. 
Kanserin en fazla görüldüğü Dilovası’nda da ne yazık ki 1 tane arıtma tesisi var
Dil deresi hala daha simsiyah akıyor.
Tesislerin atık vanalarının mutlak suretle kapatılması lazım.
Çevre Yüksek Mühendisi Osinograf Ağdacı, Marmara Denizi’ni tehdit eden müsilajın yüzeyden temizlendiğini ancak 20 metre altında devam ettiği gerçeğini üzülerek söylüyor.
Marmara zaten kirlenmişti, müsilaj tuzu biberi oldu.
Arıtma tesislerinin artık layıkıyla çalışması lazım. Tesislerde mutlaka çevre mühendisleri görevlendirilmeli.
Deniz kirliliğinin Karadeniz’e kadar ulaştığını söyleyen Ağdacı’nın “Yılda 1 milyar metreküp endüstriyel atık su denizlere boşaltılıyor” sözü “Koruma Bölgesi” kararının ne yazık ki kağıt üzerinde kalacağını gösteriyor.
Bu nedenle İzmit Körfezi’nden çıkan; midye, istiridye, yengeç, deniz yosunu ve patlıcanı gibi dip canlılarının tüketilmemesi lazım. Ağdacı, “Pil yalayın daha iyi. 1-2 kere yedikten hemen sonra değil, önümüzdeki yıllarda bu ağır metallerin etkisi ne yazık ki ağır hastalıklar şeklinde görülecek” diyor.
Atık su arıtma tesislerinin çıkışlarından alınan numunelerde yüzde 80 ‘inde kimyasala rastlandığı defalarca açıklandı.
Her ay körfezin batı ucundan başlayıp, doğu ucuna kadar Hereke Dilovası körfez ve doğu numuneler alınarak tahliller yapılıyor. 
Analizlerde; yapılan tahlillerde İzmit körfezi dibinde ağır metallerin olduğu ve bunlar kanserojen maddeler olduğu belgelerle mevcut.
Ağdacı, 2017 deki Poli Port’tan sızan akaryakıtın Kirazlıyalı’da hala örneklerini gördüklerini, bunların oradan kendi kendine yok olup gitmeyeceğini, yetkililerin ciddi çalışmalar yapması gerektiğini söylüyor.
Marmara Denizi dünyada eşi benzeri olmayan bir iç deniz ancak atıklar şakır şakır denize akıyor.
İzmit körfezi ne yazık ki yıllar önce öldü, oksijen tükenmiş durumda, binde 3 ve 4 seviyesinde.
Sapanca gölünde de kirlilik had safhada. 
Tarımda sulamada ve endüstride içme suyunu kullanılıyor. İçme suyunun tedarikli kullanımı noktasında bu alanlarda arıtılmış su kullanılması gerekiyor.
Sorun var ama çözüm de var. 
Bu saatten sonra yetkililer, Marmara Denizi’nin ancak şu anki durumu koruyabilir. 
Denize artık 1 bardak bile atık suyun dökülmemesi gerekir.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (4 )

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve kocaeliyenihaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Teşekkürler
(06.11.2021 17:36 - #148)
Eski İzmit'ten eser yok. Göstermelik projelerle doğa ve çevre dostu izlenimi yaratılmak isteniyor. Sait hoca yıllardır bu işin içinde. Görüşleri, önerileri alınıyor mu? çok merak ediyorum
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve kocaeliyenihaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Cemil Kalaycı
(06.11.2021 18:26 - #149)
Ağzına kalemine sağlık.Çok güzel bir yazı olmuş. Tebrilerr
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve kocaeliyenihaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Ertuğrul
(06.11.2021 21:27 - #150)
Mükemmel bir yorum ...tebrikler
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve kocaeliyenihaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Zübeyde Barış
(07.11.2021 19:03 - #152)
Neye üzüleceğimizi şaşırdık Ayşegül Hanım! Gidişat hiç hayırlı değil! Bu konulara değinmeniz ziyadesiyle memnun etti kızım helal sana!
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve kocaeliyenihaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.