TARIM ALANLARI ARTIK MİLLİ GÜVENLİK MESELESİDİR...
Türkiye’de yıllardır süregelen o meşhur ve hüzünlü hikâyeyi hepimiz biliriz: Sabah uyanırsınız, o çocukluğunuzun geçtiği yemyeşil ovanın ortasına koca bir fabrika temeli atılmış ya da verimli bir tarlanın ortasından "imar" adı altında gri bir beton yığını yükselmiş... Biz sadece izlerdik, toprak ise susardı. Ama artık işler değişiyor.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı el ele vererek, tarım arazileri için adeta bir "çelik zırh" niteliği taşıyan yeni Arazi Kullanım Planlaması Yönetmeliği’ni yürürlüğü soktu. Yani dostlar; artık toprağın da bir "veto" hakkı var!
Rastgele İmar Devri Bitti
Yeni düzenlemeyle birlikte, "Ben buraya yatırım yapacağım, hadi yolu açın" devri resmen kapandı. Artık her şey bilimsel toprak etütlerine ve 1/5.000 ölçekli parsel bazlı planlara dayanacak. Topraklarımız dört ana kategoride sınıflandırılıyor:
Mutlak Tarım Arazisi (Dokunulamaz!)
Özel Ürün Arazisi (Gözbebeğimiz!)
Dikili Tarım Arazisi
Marjinal Arazi
Eğer bir yatırımcı kapıyı çalarsa, bürokrasi önce şu soruyu soracak: "Çevrede tarım dışı alternatif bir alan var mı?" Eğer varsa, o verimli toprağa çivi dahi çakılamayacak. Yani bilim ve hukuk, rantın önüne set çekiyor.
Çiftçiye Söz Hakkı, Toprağa Saygı
Bu yönetmeliğin en sevdiğim kısımlarından biri de "yerindelik" ilkesi. Artık sulama ya da toplulaştırma gibi projelerde toprağın asıl sahibi olan çiftçinin görüşü alınmak zorunda. Masabaşı kararlarla köylünün toprağına şekil verme dönemi bitiyor; çiftçi karar mekanizmasına dahil ediliyor.
Ayrıca zeytinlikler yine koruma altında, erozyon bölgeleri ise özel koruma statüsünde. Mantık çok net ve sağlıklı: Verimli toprağı koru, çorak olanı ıslah et.
"Göz Yumma" Dönemine Ağır Ceza
Peki, ya birileri yine "arkadan dolanmaya" kalkarsa? İşte orada 5403 Sayılı Kanun devreye giriyor. Planlara aykırı hareket edenleri; Yüksek idari para cezaları,
Arazinin derhal eski haline getirilme zorunluluğu ve işin ucunda hapis cezasına kadar varan sert yaptırımlar bekliyor.
"Tarım arazisini korumak artık bir tercih değil, bir milli güvenlik meselesidir."
