Vecdi ŞENEMRE
Köşe Yazarı
Vecdi ŞENEMRE
 

ÇARK DÖNÜYOR AMA NEFES YETMİYOR

Dün bir dost sohbetinde başlayan sıradan bir konuşma, aslında hepimizin içinde bulunduğu derin bir gerçeği yüzeye çıkardı: Telefonlar artık hatır sormak için değil, borç istemek için çalıyor. Bir zamanlar sosyal bağların sembolü olan bu küçük cihazlar, bugün ekonomik sıkışmışlığın habercisi haline geldi. İnsanlar birbirini arıyor, ama dostluk için değil; hayatta kalabilmek için. Ekonominin nabzı artık rakamlarda değil, insanların ses tonunda atıyor. Kimi çekini döndürmek için çare arıyor, kimi kredi taksidini yatırabilmek için zaman kazanmaya çalışıyor. Esnafın kepengi açık ama içeri giren yok, giren de alışveriş yapmadan çıkıyor. Bordrolu çalışanlar ise ay sonunu değil, haftayı nasıl çıkaracağını hesaplıyor. Herkesin ortak noktası aynı: çorbayı kaynatabilmek. Bu noktaya bir günde gelinmedi elbette. Pandemiyle sarsılan dengeler, ardından gelen küresel krizler, savaşlar ve tedarik zinciri problemleri ekonomiyi adım adım zayıflattı. Zaten kırılgan olan yapı, bu yükü taşıyamadı. Her yeni olumsuzluk, bir öncekini aratır hale geldi ve sonuçta yük doğrudan vatandaşın omuzlarına bindi. Bugün gelinen noktada insanlar sadece geçim derdinde değil, aynı zamanda psikolojik bir baskı altında. Sürekli borç düşünmek, sürekli bir ödeme planı yapmak, geleceğe dair umutları da törpülüyor. Hayat artık planlanabilir olmaktan çıkmış durumda. Her gün yeni bir belirsizlik, yeni bir kaygı getiriyor. Peki bu çark nereye kadar dönecek? Belki de asıl soru bu değil. Asıl soru, bu çark dönerken kaç kişinin altında kalacağı. Çünkü görünen o ki, sistem dönmeye devam ediyor ama insanlar aynı hızla tükeniyor. Ve bir toplumun en tehlikeli noktası, artık nefes alamadığını hissettiği andır.
Ekleme Tarihi: 06 Mayıs 2026 -Çarşamba

ÇARK DÖNÜYOR AMA NEFES YETMİYOR

Dün bir dost sohbetinde başlayan sıradan bir konuşma, aslında hepimizin içinde bulunduğu derin bir gerçeği yüzeye çıkardı: Telefonlar artık hatır sormak için değil, borç istemek için çalıyor. Bir zamanlar sosyal bağların sembolü olan bu küçük cihazlar, bugün ekonomik sıkışmışlığın habercisi haline geldi. İnsanlar birbirini arıyor, ama dostluk için değil; hayatta kalabilmek için.

Ekonominin nabzı artık rakamlarda değil, insanların ses tonunda atıyor. Kimi çekini döndürmek için çare arıyor, kimi kredi taksidini yatırabilmek için zaman kazanmaya çalışıyor. Esnafın kepengi açık ama içeri giren yok, giren de alışveriş yapmadan çıkıyor. Bordrolu çalışanlar ise ay sonunu değil, haftayı nasıl çıkaracağını hesaplıyor. Herkesin ortak noktası aynı: çorbayı kaynatabilmek.

Bu noktaya bir günde gelinmedi elbette. Pandemiyle sarsılan dengeler, ardından gelen küresel krizler, savaşlar ve tedarik zinciri problemleri ekonomiyi adım adım zayıflattı. Zaten kırılgan olan yapı, bu yükü taşıyamadı. Her yeni olumsuzluk, bir öncekini aratır hale geldi ve sonuçta yük doğrudan vatandaşın omuzlarına bindi.

Bugün gelinen noktada insanlar sadece geçim derdinde değil, aynı zamanda psikolojik bir baskı altında. Sürekli borç düşünmek, sürekli bir ödeme planı yapmak, geleceğe dair umutları da törpülüyor. Hayat artık planlanabilir olmaktan çıkmış durumda. Her gün yeni bir belirsizlik, yeni bir kaygı getiriyor.

Peki bu çark nereye kadar dönecek? Belki de asıl soru bu değil. Asıl soru, bu çark dönerken kaç kişinin altında kalacağı. Çünkü görünen o ki, sistem dönmeye devam ediyor ama insanlar aynı hızla tükeniyor. Ve bir toplumun en tehlikeli noktası, artık nefes alamadığını hissettiği andır.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve kocaeliyenihaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.