Vecdi ŞENEMRE
Köşe Yazarı
Vecdi ŞENEMRE
 

ARTIK HEDEF ENFLASYONA YENİLMEDEN YAŞAYABİLMEK

Haziran ayı enflasyon verilerinin açıklanmasının ardından gözler Temmuz ayında emeklilere yapılacak maaş artışına çevrildi. Ancak enflasyonun yılın ilk altı ayında yüzde 20 seviyelerine yaklaşacağı konuşulurken, sadece emeklilere zam yapılması ve asgari ücretli çalışanların kapsam dışında bırakılması, toplumun geniş bir kesiminde haklı bir beklenti oluşturuyor. Çünkü yüksek enflasyon karşısında sadece emekliler değil, sabit gelirle geçinmeye çalışan milyonlarca çalışan da aynı ekonomik zorluklarla mücadele ediyor. Devletin açıkladığı verilere göre açlık sınırı 31 bin 224 liraya ulaşmış durumda. Buna karşılık en düşük emekli maaşı 20 bin lira seviyesinde, asgari ücret ise 28 bin lira civarında bulunuyor. Ortaya çıkan tablo, milyonlarca insanın daha ayın başında temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını gösteriyor. Açlık sınırının altında kalan gelirlerle hayatını sürdürmeye çalışan vatandaşlar için artık mesele geçinmek değil, ayakta kalabilmek haline gelmiş durumda. Bir yanda 114 bin liraya ulaşan yoksulluk sınırı, diğer yanda bunun çok altında kalan maaşlar… Aradaki fark o kadar büyüdü ki, insanlar önce açlık sınırına ulaşabilmenin mücadelesini veriyor. Yoksulluk sınırına erişebilmek ise adeta uzak bir hayale dönüşmüş durumda. Bugün milyonlarca vatandaş için daha iyi yaşam standartları talep etmekten önce, temel ihtiyaçlarını karşılayabilmek en büyük hedef haline geldi. Ekonomik dengelerin tamamen bozulduğu bu ortamda, maaşlar arasındaki uçurumun kapanması kısa vadede kolay görünmüyor. Ancak en azından düşük gelirli vatandaşların enflasyon karşısında daha fazla ezilmemesi için Temmuz ayında hem emeklilere hem de asgari ücretle çalışanlara yönelik bir iyileştirme yapılması büyük önem taşıyor. Bu beklenti, refah artışından çok mevcut yaşam şartlarını koruyabilme çabasının bir yansımasıdır. Çünkü bugün vatandaşın talebi lüks bir yaşam değil; insanca yaşayabileceği, temel ihtiyaçlarını karşılayabileceği bir gelir düzeyidir. İnsanların açlık sınırının altında yaşam mücadelesi verdiği bir ortamda, ekonomik göstergelerden önce sofralardaki eksilen ekmekler konuşuluyor. Toplumun büyük kesimi artık daha zengin olmanın değil, enflasyona yenilmeden yaşayabilmenin mücadelesini veriyor.   Kalın sağlıcakla...
Ekleme Tarihi: 15 Haziran 2026 -Pazartesi

ARTIK HEDEF ENFLASYONA YENİLMEDEN YAŞAYABİLMEK

Haziran ayı enflasyon verilerinin açıklanmasının ardından gözler Temmuz ayında emeklilere yapılacak maaş artışına çevrildi. Ancak enflasyonun yılın ilk altı ayında yüzde 20 seviyelerine yaklaşacağı konuşulurken, sadece emeklilere zam yapılması ve asgari ücretli çalışanların kapsam dışında bırakılması, toplumun geniş bir kesiminde haklı bir beklenti oluşturuyor. Çünkü yüksek enflasyon karşısında sadece emekliler değil, sabit gelirle geçinmeye çalışan milyonlarca çalışan da aynı ekonomik zorluklarla mücadele ediyor.

Devletin açıkladığı verilere göre açlık sınırı 31 bin 224 liraya ulaşmış durumda. Buna karşılık en düşük emekli maaşı 20 bin lira seviyesinde, asgari ücret ise 28 bin lira civarında bulunuyor. Ortaya çıkan tablo, milyonlarca insanın daha ayın başında temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını gösteriyor. Açlık sınırının altında kalan gelirlerle hayatını sürdürmeye çalışan vatandaşlar için artık mesele geçinmek değil, ayakta kalabilmek haline gelmiş durumda.

Bir yanda 114 bin liraya ulaşan yoksulluk sınırı, diğer yanda bunun çok altında kalan maaşlar… Aradaki fark o kadar büyüdü ki, insanlar önce açlık sınırına ulaşabilmenin mücadelesini veriyor. Yoksulluk sınırına erişebilmek ise adeta uzak bir hayale dönüşmüş durumda. Bugün milyonlarca vatandaş için daha iyi yaşam standartları talep etmekten önce, temel ihtiyaçlarını karşılayabilmek en büyük hedef haline geldi.

Ekonomik dengelerin tamamen bozulduğu bu ortamda, maaşlar arasındaki uçurumun kapanması kısa vadede kolay görünmüyor. Ancak en azından düşük gelirli vatandaşların enflasyon karşısında daha fazla ezilmemesi için Temmuz ayında hem emeklilere hem de asgari ücretle çalışanlara yönelik bir iyileştirme yapılması büyük önem taşıyor. Bu beklenti, refah artışından çok mevcut yaşam şartlarını koruyabilme çabasının bir yansımasıdır.

Çünkü bugün vatandaşın talebi lüks bir yaşam değil; insanca yaşayabileceği, temel ihtiyaçlarını karşılayabileceği bir gelir düzeyidir. İnsanların açlık sınırının altında yaşam mücadelesi verdiği bir ortamda, ekonomik göstergelerden önce sofralardaki eksilen ekmekler konuşuluyor. Toplumun büyük kesimi artık daha zengin olmanın değil, enflasyona yenilmeden yaşayabilmenin mücadelesini veriyor.

 

Kalın sağlıcakla...

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve kocaeliyenihaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
Elazığ Çelik Ahşap