Vecdi ŞENEMRE
Köşe Yazarı
Vecdi ŞENEMRE
 

Yerçekimi Değil, Akıl Kayboluyor

Eskiden mahallede bir kişi "Dünya batacak." dese, iki kişi güler geçerdi. Şimdi aynı cümleyi bir sosyal medya hesabı yazıyor, altına da "Bilim insanları açıkladı", "NASA gizliyor", "12 Ağustos'ta her şey değişecek" gibi süslü etiketler ekleniyor. Bir bakıyorsunuz milyonlarca insan aynı yalana inanmış. Son günlerin modası ise şu: "12 Ağustos 2026'da yerçekimi 7 saniyeliğine kaybolacak." İnsanın sormadan edemiyor... Yerçekimi mi kaybolacak, yoksa akıl mı? Bilim; falcıların, tık avcılarının ve korku tüccarlarının oyuncağı değildir. Dünya'yı yörüngesinde tutan, bizi yere bastıran yerçekimi; elektrik düğmesi gibi açılıp kapanacak bir sistem değildir. Böyle bir olayın yaşanabileceğini söyleyen hiçbir ciddi bilimsel çalışma yok.  Ama ne hikmetse internette mikrofonu eline alan herkes kendini astrofizik profesörü ilan ediyor. Üç dakikalık video çekiyor, milyonlar izliyor. Gerçek bilim insanı yıllarını laboratuvarda geçiriyor, onu dinleyen ise birkaç bin kişi oluyor. Çünkü yalan, gerçeğin önüne koşmayı çok seviyor. Daha acısı şu... İnsanların umutlarını çalanlar yetmedi, şimdi korkularını da pazarlıyorlar. Bir zamanlar deprem tellallığı vardı, ardından kıyamet senaryoları çıktı, şimdi de "7 saniye yerçekimi yok olacak" masalı.  Yarın başka bir felaket uyduracaklar. Çünkü korku satıyor. Panik para kazandırıyor. Algoritmalar, sağduyudan daha çok çalışıyor. Olan da her duyduğunu doğru sanan insanlara oluyor. Çocuk korkuyor, yaşlı endişeleniyor, anne-baba telaşa kapılıyor. Birilerinin kazandığı tek şey ise izlenme sayısı. Ne acıdır ki bilgi çağında yaşıyoruz ama cehaletin de altın çağını seyrediyoruz. Elimizin altında dünyanın bütün bilimsel kaynakları var; biz ise doğruluğu belli olmayan bir videoya teslim oluyoruz. Araştırmak yerine paylaşmayı, sorgulamak yerine inanmayı seçiyoruz. Sonra da "Toplum neden bu kadar kolay kandırılıyor?" diye hayıflanıyoruz. Çünkü düşünmek emek ister; korkmak ise sadece bir "paylaş" tuşuna bakar. 12 Ağustos gelecek, geçecek... Dünya yine dönecek, yerçekimi yine görevini yapacak. Ama keşke aynı şeyi akıl, mantık ve sorgulama duygumuz için de söyleyebilsek. Çünkü bugün kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya olduğumuz şey yerçekimi değil; gerçekleri ayırt edebilme yeteneğimizdir.  Asıl felaket gökyüzünde değil, zihinlerde yaşanıyor. Yerçekimi yedi saniyeliğine bile kaybolmayacak. Ama aklımızı yedi saniyeliğine devre dışı bırakırsak, o yalanın etkisi yıllarca sürebilir. Kalın sağlıcakla 
Ekleme Tarihi: 04 Ağustos 2026 -Salı

Yerçekimi Değil, Akıl Kayboluyor

Eskiden mahallede bir kişi "Dünya batacak." dese, iki kişi güler geçerdi. Şimdi aynı cümleyi bir sosyal medya hesabı yazıyor, altına da "Bilim insanları açıkladı", "NASA gizliyor", "12 Ağustos'ta her şey değişecek" gibi süslü etiketler ekleniyor. Bir bakıyorsunuz milyonlarca insan aynı yalana inanmış. Son günlerin modası ise şu: "12 Ağustos 2026'da yerçekimi 7 saniyeliğine kaybolacak." İnsanın sormadan edemiyor... Yerçekimi mi kaybolacak, yoksa akıl mı?

Bilim; falcıların, tık avcılarının ve korku tüccarlarının oyuncağı değildir. Dünya'yı yörüngesinde tutan, bizi yere bastıran yerçekimi; elektrik düğmesi gibi açılıp kapanacak bir sistem değildir. Böyle bir olayın yaşanabileceğini söyleyen hiçbir ciddi bilimsel çalışma yok. 
Ama ne hikmetse internette mikrofonu eline alan herkes kendini astrofizik profesörü ilan ediyor. Üç dakikalık video çekiyor, milyonlar izliyor. Gerçek bilim insanı yıllarını laboratuvarda geçiriyor, onu dinleyen ise birkaç bin kişi oluyor. Çünkü yalan, gerçeğin önüne koşmayı çok seviyor.

Daha acısı şu... İnsanların umutlarını çalanlar yetmedi, şimdi korkularını da pazarlıyorlar. Bir zamanlar deprem tellallığı vardı, ardından kıyamet senaryoları çıktı, şimdi de "7 saniye yerçekimi yok olacak" masalı. 
Yarın başka bir felaket uyduracaklar. Çünkü korku satıyor. Panik para kazandırıyor. Algoritmalar, sağduyudan daha çok çalışıyor. Olan da her duyduğunu doğru sanan insanlara oluyor. Çocuk korkuyor, yaşlı endişeleniyor, anne-baba telaşa kapılıyor. Birilerinin kazandığı tek şey ise izlenme sayısı.

Ne acıdır ki bilgi çağında yaşıyoruz ama cehaletin de altın çağını seyrediyoruz. Elimizin altında dünyanın bütün bilimsel kaynakları var; biz ise doğruluğu belli olmayan bir videoya teslim oluyoruz. Araştırmak yerine paylaşmayı, sorgulamak yerine inanmayı seçiyoruz. Sonra da "Toplum neden bu kadar kolay kandırılıyor?" diye hayıflanıyoruz. Çünkü düşünmek emek ister; korkmak ise sadece bir "paylaş" tuşuna bakar.

12 Ağustos gelecek, geçecek... Dünya yine dönecek, yerçekimi yine görevini yapacak. Ama keşke aynı şeyi akıl, mantık ve sorgulama duygumuz için de söyleyebilsek. Çünkü bugün kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya olduğumuz şey yerçekimi değil; gerçekleri ayırt edebilme yeteneğimizdir. 
Asıl felaket gökyüzünde değil, zihinlerde yaşanıyor. Yerçekimi yedi saniyeliğine bile kaybolmayacak. Ama aklımızı yedi saniyeliğine devre dışı bırakırsak, o yalanın etkisi yıllarca sürebilir.

Kalın sağlıcakla 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve kocaeliyenihaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
Elazığ Çelik Ahşap