Ali Kemal EREN
Köşe Yazarı
Ali Kemal EREN
 

11 TEMMUZ 1995 SREBRENİTSA SOYKIRIMI…

Bugün Srebrenitsa Katliamının 31. yıldönümü. Bundan tam 31 yıl önce, 11 Temmuz 1995’ de Bosna Hersek’in Srebrenitsa kentinde 8372 Müslüman Boşnak, Sırplar tarafından katledildi. Bu katliam Birleşmiş Milletlere mensup Hollandalı Askerlerin gözleri önünde yapılırken BM bu soykırımı sadece seyrettiler. Maalesef silahlarını BM’ye teslim eden Boşnaklar büyük bir tuzağa düşürüldü. Müslüman Boşnaklar Hollandalı BM askerlerine güvenmenin bedelini ağır bir şekilde ödedi. Domuzdan post, gavurdan dost olmayacağını bir kez daha çok acı bir şekilde tecrübe ettik. Sırp General Ratko Mladiç, 1995 yılında Srebrenitsa’da yaşanan soykırım öncesinde Sırp televizyonuna verdiği demeçte ‘’ Bu Bölgede Türklerden intikam almanın zamanı geldi.’’ Şeklinde bir ifade kullanmıştır. Bu sözlerle Sırp General bölgede yaşayan Boşnak Müslümanları Türk olarak yaftalayarak 1389’da 1.Kosova ve 1448’de 2.Kosova savaşlarında Osmanlı Devletince uğratılmış oldukları ağır yenilginin intikamını alacaklarını ifade ederek kin ve nefretini ifade etmekten sakınmamıştır. Srebrenitsa soykırımından beş ay sonra 14 Aralık 1995 yılında ABD’nin Dayton kentinde yapılan barış antlaşması ile üç buçuk yılı aşkın bir süre sonra Boşnak- Sırp savaşı sona erdi. Bu savaşta çoğunluğu sivil olmak üzere 66.000 boşnak Müslüman şehit olurken, Sırp çetelerinin kaybı 34.000 dir. Dayton Barış Anlaşmasından sonra Bosna kurtuluş savaşının Komutanı bilge kral Aliya İzzetbegoviç şunları söylüyordu: ‘’Bu anlaşma adil değil ancak savaşın devam etmesinden daha iyidir’’ Bir başka sözünde: ‘’Bu dünya adil olmayan bir savaşın yürütülmesinin ve adil olmayan bir barışın dayatılmasının mümkün olduğu bir dünyadır’’ Aliya İzzetbegoviç yalnızlığını, çaresizliğini Müslüman dünyanın acizliğini, duyarsızlığını acı ama bir hakikat olarak şöyle ifade ediyordu: ‘’ Ve her şey bittiğinde hatırlayacağım tek şey düşmanlarımızın sözleri değil, dostlarımızın sessizliği olacaktır. Bilge lider savaşın ahlakını şöyle tanımlıyordu: ‘’ Savaş ölünce değil düşmana benzeyince kaybedilir. Bugün Müslüman Türk ve Boşnak milletlerinin en önemli görevi dinlerini, dillerini, tarihlerini doğru bir şekilde öğrenerek ve çok çalışarak tekrar Srebrenitsa gibi soykırımları önlemektir. Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy ne güzel ifade etmişti: Geçmişten adam hisse kaparmış, ne masal şey. Beş bin senelik kıssa hisse mi verdi! Tarihi tekerrür diye tarif ediyorlar. Hiç ibret alınsa, tekerrür mü ederdi! Mazlum milletler olarak İbret alıp ders çıkarabilseydik, çok çalışıp caydırıcı olabilseydik bugün Türkistan’da, Filistin’de, Gazze’de soykırım devam edebilir miydi? ABD’nin ve İsrail’in haksız bir şekilde İran’ın kentlerini ağır bombardımana tabi tutabilir miydi? Venezüella Devlet Başkanı Maduro ve eşi korsanlık yapılarak ABD tarafından esir edilebilir miydi? Bugün Bosna fiilen üç bölgeye bölünerek, adeta Bosna Hersek yönetilemez bir halde bırakılmıştır. Doğru dürüst sanayisi olmayan Bosna’nın ağırlıklı geçim kaynağı Turizm tarım ve hayvancılıktır. Dünyada cennetten bir parça var mı deseler, varsa eğer; orası yalnız ve yalnız Bosna’dır derim. Rabbim başta Bosna Hersek’in Kurucu devlet başkanı Aliya İzzetbegoviç’e, Bosna savaşına Türkiye’den katılarak Travnik’te şehit düşen Selami Yurdan’a, Srebrenitsa ve bütün Bosna şehitlerimize rahmet eylesin. Mekanları cennet, makamları yüce olsun. Selam ve dua ile… ALİ KEMAL EREN
Ekleme Tarihi: 11 Temmuz 2026 -Cumartesi

11 TEMMUZ 1995 SREBRENİTSA SOYKIRIMI…

Bugün Srebrenitsa Katliamının 31. yıldönümü. Bundan tam 31 yıl önce, 11 Temmuz 1995’ de Bosna
Hersek’in Srebrenitsa kentinde 8372 Müslüman Boşnak, Sırplar tarafından katledildi. Bu katliam
Birleşmiş Milletlere mensup Hollandalı Askerlerin gözleri önünde yapılırken BM bu soykırımı sadece
seyrettiler.
Maalesef silahlarını BM’ye teslim eden Boşnaklar büyük bir tuzağa düşürüldü. Müslüman Boşnaklar
Hollandalı BM askerlerine güvenmenin bedelini ağır bir şekilde ödedi. Domuzdan post, gavurdan dost
olmayacağını bir kez daha çok acı bir şekilde tecrübe ettik.
Sırp General Ratko Mladiç, 1995 yılında Srebrenitsa’da yaşanan soykırım öncesinde Sırp
televizyonuna verdiği demeçte ‘’ Bu Bölgede Türklerden intikam almanın zamanı geldi.’’ Şeklinde bir
ifade kullanmıştır.
Bu sözlerle Sırp General bölgede yaşayan Boşnak Müslümanları Türk olarak yaftalayarak 1389’da
1.Kosova ve 1448’de 2.Kosova savaşlarında Osmanlı Devletince uğratılmış oldukları ağır yenilginin
intikamını alacaklarını ifade ederek kin ve nefretini ifade etmekten sakınmamıştır.
Srebrenitsa soykırımından beş ay sonra 14 Aralık 1995 yılında ABD’nin Dayton kentinde yapılan
barış antlaşması ile üç buçuk yılı aşkın bir süre sonra Boşnak- Sırp savaşı sona erdi. Bu savaşta
çoğunluğu sivil olmak üzere 66.000 boşnak Müslüman şehit olurken, Sırp çetelerinin kaybı 34.000 dir.
Dayton Barış Anlaşmasından sonra Bosna kurtuluş savaşının Komutanı bilge kral Aliya İzzetbegoviç
şunları söylüyordu: ‘’Bu anlaşma adil değil ancak savaşın devam etmesinden daha iyidir’’ Bir başka
sözünde: ‘’Bu dünya adil olmayan bir savaşın yürütülmesinin ve adil olmayan bir barışın
dayatılmasının mümkün olduğu bir dünyadır’’
Aliya İzzetbegoviç yalnızlığını, çaresizliğini Müslüman dünyanın acizliğini, duyarsızlığını acı ama bir
hakikat olarak şöyle ifade ediyordu: ‘’ Ve her şey bittiğinde hatırlayacağım tek şey düşmanlarımızın
sözleri değil, dostlarımızın sessizliği olacaktır. Bilge lider savaşın ahlakını şöyle tanımlıyordu: ‘’ Savaş
ölünce değil düşmana benzeyince kaybedilir.
Bugün Müslüman Türk ve Boşnak milletlerinin en önemli görevi dinlerini, dillerini, tarihlerini doğru
bir şekilde öğrenerek ve çok çalışarak tekrar Srebrenitsa gibi soykırımları önlemektir.
Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy ne güzel ifade etmişti:
Geçmişten adam hisse kaparmış, ne masal şey.
Beş bin senelik kıssa hisse mi verdi!
Tarihi tekerrür diye tarif ediyorlar.
Hiç ibret alınsa, tekerrür mü ederdi!
Mazlum milletler olarak İbret alıp ders çıkarabilseydik, çok çalışıp caydırıcı olabilseydik bugün
Türkistan’da, Filistin’de, Gazze’de soykırım devam edebilir miydi? ABD’nin ve İsrail’in haksız bir
şekilde İran’ın kentlerini ağır bombardımana tabi tutabilir miydi? Venezüella Devlet Başkanı Maduro
ve eşi korsanlık yapılarak ABD tarafından esir edilebilir miydi?
Bugün Bosna fiilen üç bölgeye bölünerek, adeta Bosna Hersek yönetilemez bir halde bırakılmıştır.
Doğru dürüst sanayisi olmayan Bosna’nın ağırlıklı geçim kaynağı Turizm tarım ve hayvancılıktır.
Dünyada cennetten bir parça var mı deseler, varsa eğer; orası yalnız ve yalnız Bosna’dır derim.

Rabbim başta Bosna Hersek’in Kurucu devlet başkanı Aliya İzzetbegoviç’e, Bosna savaşına
Türkiye’den katılarak Travnik’te şehit düşen Selami Yurdan’a, Srebrenitsa ve bütün Bosna
şehitlerimize rahmet eylesin. Mekanları cennet, makamları yüce olsun. Selam ve dua ile…
ALİ KEMAL EREN

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve kocaeliyenihaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
Elazığ Çelik Ahşap