Ali Kemal EREN
Köşe Yazarı
Ali Kemal EREN
 

Bir Askeri Siyasi Deha Olarak Sokullu Mehmet Paşa

Asıl adı Bayo olup 1505 yılında Bosna’nın Sokullu köyünde Boşnak olarak dünyaya geldi. Dini eğitimini dayısının manastırında aldı. Bir müddet papaz yardımcısı olarak çalıştı. Hristiyanlığın Bogomil mezhebine mensup olan Sokullu Kanuni Sultan Süleyman zamanında devşirildi. Edirne Sarayına getirilerek, içoğlanları zümresine dahil edildi. Mehmet ismini alan Sokullu yetenekleri sayesinde emsalleri arasında temayüz ederek İstanbul da Enderun’a alındı. Devleti Aliye’nin bürokrasisin de hızla yükselen Sokullu, Müslüman olan babasını ve kardeşlerini İstanbul’a getirttirdi babası Cemalettin Sinan adını aldı. Barbaros Hayrettin Paşanın 1546 yılında vefat edince Kaptanı deryalığa tayin edilerek taşraya çıkarıldı. Kanuni Sultan Süleyman’ın ikinci İran seferi sırasında Rumeli Beylerbeyliğine getirildiğinde Tarih 1549’u gösteriyordu, o yıl pek çok Askeri harekete katılarak muzaffer oldu. Kanuni Sultan Süleyman, 2. Selim, 3. Murat döneminde veziriazamlık/ başbakanlık yapmıştır. Sokullu Mehmet Paşa rakipleri tarafından hiç sevilmedi ve sürekli kıskanıldı. Rakipleri veya Padişah 3. Murat ve eşi Safiye Sultanın yaptırdığı bir suikast tertibi sonucu, sürekli yardım ettiği bir meczub tarafından, Bugün sultan Ahmet Camisinin yerinde bulunan konağında şehit edildiğinde Tarih 1579’u gösteriyordu. Otuz yıla yakın devlete vezirlik ve veziriazamlık yapan Mehmet Paşa’nın üç tane İsim ile anılırdı: Sokullu doğumlu olduğu için Sokullu Mehmet Paşa, uzun boylu olduğu için Tavil Mehmet Paşa, şehit edildiği için Şehit Mehmet Paşa. Zigetwar kalesinin alınması sırasında vefat eden Kanuni Sultan Süleyman’ın ölümünü 1566 yılında, seferde olan askerlerinden saklayarak cenazesini tahnit ettirerek İstanbul’a getirmiş. Ancak 2. Selim tahta çıktıktan sonra Kanuninin öldüğünü kamuoyuna duyurmuştur. 7 Ekim 1571 yılında İnebahtı’da Osmanlı donanmasını yakan, Haçlı ittifakının Venedik elçisi İstanbul’a geldiğinde Sokullu Mehmet Paşa’yla yaptığı görüşmede, Sokullu Mehmet Paşa Venedik elçisine Tarihi bir ders verir. ‘’ Siz bizim donanmamızı İnebahtı’da yakmakla sakalımızı kestiniz, biz ise 4 Ağustos 1571 yılında Kıbrıs’ı almakla sizin kolunuzu kestik. Sakal eskisinden daha gür yerine gelir. Lakin kesilen kol asla bir daha yerine gelmez.’’  2. Selim hiçbir savaşa çıkmadığından, padişahın yerine savaşlara Baş komutan olarak Sokullu Mehmet Paşa katılmış ve bu savaşlardan muzaffer olarak çıkmıştır. Sokullu Mehmet Paşa çok önemli projeler yaptığı halde çeşitli nedenlerle hayata geçiremedi. Bu projeler: İzmit körfezini sapanca gölüne bağlayarak Sakarya nehri üzerinden Karadeniz’e bağlamak istedi. Bugünkü Süveyş kanalını 300 yıl önce açarak Akdeniz’i Kızıldeniz'e bağlayarak, oradan Hindistan’a ulaşarak Portekizlerin ve İspanyalıların zulmüne maruz kalan Hind’li Müslümanlara yardım etmek istedi. Volga, İdil nehirleri ile Hazar denizini Karadeniz’e bağlayarak Rusya’ya karşı Orta Asya’da bulunan Müslüman Türklere yardım etmek istedi.  30 yıla yakın vezirlik ve sadrazamlık yapan büyük servet sahibi olan Paşa, başta Cami, Medrese, Çeşme, Köprü Zaviye, Sibyan mektebi, Türbe, Arasta, Kervansaray, Daru’l kurra, Çifte hamam, İmaret inşa ettirdi.                                                                                                                                                                                           Kaynaklara göre Sokullu Mehmet Paşa büyük bir zekâ ’ya, merhamete, olağanüstü hafızaya, dur durak bilmeyen bir hareketliliğe sahip, ölçülü düzenli bir hayat tarzı süren, en zorlu işlerin bile kolaylıkla üstesinden gelen bir devlet adamıydı.  Zekâsı ve devlet işlerinde uzun yılların tecrübesiyle hızlı ve kesin kararlar alabilmiş, yabancı elçilerle konuşmalarında onları sükunetle dinleyip onlara kulak verirdi. Aceleci ve hakarete varan ifadeler kullanmaktan kaçınır, söylenmesi gereken sözleri yumuşak bir üslupla söylerdi. Osmanlı kaynaklarının bazılarında onun tarihe meraklı olduğu, tıpkı Murat Hüdavendigar gibi şehit olmayı arzu ettiği söylenir. Nihayet ömrünün sonunda bu arzusuna ulaştı ve şehit edildi. Allah Sokullu Mehmet Paşamıza rahmeti ile muamele eylesin, mekânı cennet makamı Ali olsun. Rabbim bu nitelikte olan Devlet adamlarımızın sayılarını her zaman artırmasında aziz milletimize yardım etsin. Selam ve dua ile…                                                                                                                                 Ali Kemal EREN 10 AĞUSTOS 2026
Ekleme Tarihi: 11 Ağustos 2026 -Salı

Bir Askeri Siyasi Deha Olarak Sokullu Mehmet Paşa

Asıl adı Bayo olup 1505 yılında Bosna’nın Sokullu köyünde Boşnak olarak dünyaya geldi. Dini
eğitimini dayısının manastırında aldı. Bir müddet papaz yardımcısı olarak çalıştı. Hristiyanlığın
Bogomil mezhebine mensup olan Sokullu Kanuni Sultan Süleyman zamanında devşirildi.
Edirne Sarayına getirilerek, içoğlanları zümresine dahil edildi.
Mehmet ismini alan Sokullu yetenekleri sayesinde emsalleri arasında temayüz ederek
İstanbul da Enderun’a alındı. Devleti Aliye’nin bürokrasisin de hızla yükselen Sokullu,
Müslüman olan babasını ve kardeşlerini İstanbul’a getirttirdi babası Cemalettin Sinan adını
aldı.
Barbaros Hayrettin Paşanın 1546 yılında vefat edince Kaptanı deryalığa tayin edilerek taşraya
çıkarıldı. Kanuni Sultan Süleyman’ın ikinci İran seferi sırasında Rumeli Beylerbeyliğine
getirildiğinde Tarih 1549’u gösteriyordu, o yıl pek çok Askeri harekete katılarak muzaffer
oldu.
Kanuni Sultan Süleyman, 2. Selim, 3. Murat döneminde veziriazamlık/ başbakanlık yapmıştır.
Sokullu Mehmet Paşa rakipleri tarafından hiç sevilmedi ve sürekli kıskanıldı. Rakipleri veya
Padişah 3. Murat ve eşi Safiye Sultanın yaptırdığı bir suikast tertibi sonucu, sürekli yardım
ettiği bir meczub tarafından, Bugün sultan Ahmet Camisinin yerinde bulunan konağında şehit
edildiğinde Tarih 1579’u gösteriyordu.
Otuz yıla yakın devlete vezirlik ve veziriazamlık yapan Mehmet Paşa’nın üç tane İsim ile
anılırdı: Sokullu doğumlu olduğu için Sokullu Mehmet Paşa, uzun boylu olduğu için Tavil
Mehmet Paşa, şehit edildiği için Şehit Mehmet Paşa.
Zigetwar kalesinin alınması sırasında vefat eden Kanuni Sultan Süleyman’ın ölümünü 1566
yılında, seferde olan askerlerinden saklayarak cenazesini tahnit ettirerek İstanbul’a getirmiş.
Ancak 2. Selim tahta çıktıktan sonra Kanuninin öldüğünü kamuoyuna duyurmuştur.
7 Ekim 1571 yılında İnebahtı’da Osmanlı donanmasını yakan, Haçlı ittifakının Venedik elçisi
İstanbul’a geldiğinde Sokullu Mehmet Paşa’yla yaptığı görüşmede, Sokullu Mehmet Paşa
Venedik elçisine Tarihi bir ders verir. ‘’ Siz bizim donanmamızı İnebahtı’da yakmakla
sakalımızı kestiniz, biz ise 4 Ağustos 1571 yılında Kıbrıs’ı almakla sizin kolunuzu kestik.
Sakal eskisinden daha gür yerine gelir. Lakin kesilen kol asla bir daha yerine gelmez.’’ 
2. Selim hiçbir savaşa çıkmadığından, padişahın yerine savaşlara Baş komutan olarak Sokullu
Mehmet Paşa katılmış ve bu savaşlardan muzaffer olarak çıkmıştır.
Sokullu Mehmet Paşa çok önemli projeler yaptığı halde çeşitli nedenlerle hayata geçiremedi.
Bu projeler: İzmit körfezini sapanca gölüne bağlayarak Sakarya nehri üzerinden Karadeniz’e
bağlamak istedi. Bugünkü Süveyş kanalını 300 yıl önce açarak Akdeniz’i Kızıldeniz'e
bağlayarak, oradan Hindistan’a ulaşarak Portekizlerin ve İspanyalıların zulmüne maruz kalan
Hind’li Müslümanlara yardım etmek istedi. Volga, İdil nehirleri ile Hazar denizini Karadeniz’e
bağlayarak Rusya’ya karşı Orta Asya’da bulunan Müslüman Türklere yardım etmek istedi. 
30 yıla yakın vezirlik ve sadrazamlık yapan büyük servet sahibi olan Paşa, başta Cami,
Medrese, Çeşme, Köprü Zaviye, Sibyan mektebi, Türbe, Arasta, Kervansaray, Daru’l kurra,
Çifte hamam, İmaret inşa ettirdi.
                                                                                                                                                                       
                 

Kaynaklara göre Sokullu Mehmet Paşa büyük bir zekâ ’ya, merhamete, olağanüstü hafızaya,
dur durak bilmeyen bir hareketliliğe sahip, ölçülü düzenli bir hayat tarzı süren, en zorlu işlerin
bile kolaylıkla üstesinden gelen bir devlet adamıydı. 
Zekâsı ve devlet işlerinde uzun yılların tecrübesiyle hızlı ve kesin kararlar alabilmiş, yabancı
elçilerle konuşmalarında onları sükunetle dinleyip onlara kulak verirdi. Aceleci ve hakarete
varan ifadeler kullanmaktan kaçınır, söylenmesi gereken sözleri yumuşak bir üslupla söylerdi.
Osmanlı kaynaklarının bazılarında onun tarihe meraklı olduğu, tıpkı Murat Hüdavendigar gibi
şehit olmayı arzu ettiği söylenir. Nihayet ömrünün sonunda bu arzusuna ulaştı ve şehit
edildi. Allah Sokullu Mehmet Paşamıza rahmeti ile muamele eylesin, mekânı cennet makamı
Ali olsun. Rabbim bu nitelikte olan Devlet adamlarımızın sayılarını her zaman artırmasında
aziz milletimize yardım etsin. Selam ve dua ile…
                                                                                                                                Ali Kemal EREN
10 AĞUSTOS 2026

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve kocaeliyenihaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.